Zeytinyağı denince akla ilk Ege ve Akdeniz gelir. Ama Türkiye'nin en kuzey zeytin kuşağında, Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde, başka bir hikâye yazılmaktadır.
Marmara İkliminin Armağanı
Şarköy, Marmara Denizi'ne bakan kuzey cepheleri ve Ganos Dağı'nın oluşturduğu mikroiklim sayesinde zeytinciliğe elverişli koşullara sahiptir. Yaz kuraklıkları Ege kadar şiddetli değil; kışlar ılık geçer. Bu denge, zeytinlerin hem daha uzun süre dalda kalmasına hem de özgün aromasını geliştirmesine olanak tanır.
El Toplama Geleneği
Şarköy'de zeytincilik büyük ölçüde aile ölçeğinde sürdürülmektedir. Mekanik hasat yerine el toplama tercih edilir. El toplama daha yavaş ve maliyetlidir; ancak zeytine zarar vermeden tane tane hasat yapıldığından yağın asitliği çok düşük kalır.
MarmOlive bahçelerinde de bu gelenek korunmaktadır. Her mevsim aynı eller, aynı özenle çalışır.
Gemlik ve Domat Zeytini
Şarköy bahçelerinde ağırlıklı olarak Gemlik ve Domat zeytin çeşitleri yetişir. Gemlik; Türkiye'nin en köklü yerli çeşidi olup sert, meyvemsi ve biraz acımsı bir yağ profili verir. Domat ise daha büyük taneli ve meyvemsi tatlarıyla sofralık özelliklerin yanında kaliteli yağ da üretir.
Küçük Ölçeğin Avantajı
Büyük endüstriyel işletmelerin aksine, Şarköy üreticileri küçük partiler halinde çalışır. Bu; hasattan sıkıma geçen sürenin çok kısa tutulmasını, yağın titizlikle takip edilmesini ve her şişenin hangi bahçeden geldiğinin bilinmesini sağlar.
Şişenizi açtığınızda duyduğunuz o keskin yeşil koku, Marmara'nın havasıdır. Ve bu koku, fabrikada üretilemez.